Siddhartha – Hermann Hesse

Siddhartha, çokça bilinen bir kitap. Bunda yazarı Hermann Hesse’nin Nobel ödüllü olmasının payı büyüktür herhalde. Bu kitap, Alman yazarın, Doğu felsefesinden esinlenerek yazdığı, Hindistan’da geçen, ruhani bir novella. Kitabı yoga eğitmeni olmak isteyenlere öneriyorlar. Bu nedenle felsefe ve yaşam sorgulamalarını bol bol içerdiğini tahmin etmiştim. Ben de kısa bir süre yoga yapmaya çalıştım, daha çok “jimnastik” kısmını benimsemiştim, ancak felsefik sorgulamalara da asla hayır demem.

Evet, Siddhartha yaşamı sorgulayan, ruhani yolculuk yapan bir adamın hikayesi. Ancak Doğu felsefesi hakkında bilgilenmek için doğru kitap değil, belki ancak giriş niteliğinde olabilir. Belki Batılılar için Hindistan ve Budizm ilginç bir alan ve bu kitap onlara doyurucu geliyor, ancak şu an ben bu kitabı okuyunca hafif oryantalist bir kişisel gelişim hikayesi görüyorum.

Hesse geleneksel din ve ahlak anlayışını kenara bırakıyor, sevgiyi her şeyin önüne koyuyor. Hesse Sumatra, Sri Lanka, Malezya gibi bölgelere gitmiş, Doğu felsefesini ve dinlerini yerinde gözlemlemiş. Fakat aslında bu gezilerinde aradığını bulamamış. Zaten aslında hiçbir zaman Hindistan’a kadar da gitmemiş.

Hindistan’a bile gitmemiş bir Batılı, Budizm’e heves edip de bu konuları yazınca, haliyle oryantalizm ve bir eğretilik ortaya çıkıyor. Ne kadar samimi bir masalsılık olursa olsun, bu öğrenilmiş bir düşünce akışı, sanki yeterince içselleşmiş değil. Kitapta “zaten bunu biliyordum” dedirten, yine de hatırlaması güzel olan bir bölüm var, en sevdiğim kısımdı:

Bilgelik bir başkasına anlatılamaz; bir bilgenin başkalarına anlatmaya çalıştığı bilgelik aptalca bir şey gibi gelir kulağa (…) Bilgi bir başkasına aktarılabilir, bilgelikse hayır.

“Okuyayım da Nirvana’ya ereyim” diyenlere değil ama “hayat üzerine biraz düşüneyim” diyenlere öneririm.

Notlar:

  • Kitabın Amerika’da ses getirmesi Beat kuşağı okurları/yazarlarının sahiplenmesi sonrasında 1960-70’lerde olmuş. Mistik kendini arama hikayeleriyle ve Hindistan’la ilgilenen hippilerin ilgisini çekmiş. Dönemin ruhuna uygun bir kitapmış tabii.
  • Kitabı, Yaz Okuma Şenliği 18. Kategori için seçmiştim: “Avrupa edebiyatından üç kitap. Kitapların biri İngiliz, biri Fransız, biri Alman edebiyatından olmalı” Böylece Alman edebiyatı kitabını okumuş oldum. 152 Sayfa. Şimdilik 10 Puan yazılıyor haneme, ancak kategorideki üç kitabı da okursam bu puan artacak.